ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU İLETİŞİM
TARSUS BİR ATEŞTİR | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
TARSUS BİR ATEŞTİR

UZAKTAN BAKARSAN EĞER / 21

21. Bölüm

Ömrümün, tamamen kişisel anılar üzerine kurulu anılar demetini, az biraz kişisel  yorum katarak sizlere aktarıyoruz.

Burada , kesinlikle edebî bir değer aranmamalı.Zaman zaman heyecanımızdan ötürü, geriye dönüşler falan da yapabiliyoruz.Belki hemşehrilerimize biraz zor görülebilir bu tarz ama başka türlüsü de elimden gelmiyor açıkcası. Bir olayı anlatırken, hatıralarınızda aniden bir şimşek çakıyor, sizi kaptığı gibi şimşeğin çaktığı zaman ve olay kesitine götürüyor.

Biz şimdi tekrardan doğdum eve yani BESİME HANIM KONAĞI’na dönelim.Bir süre önce belediyeye hibe edilen bu konak, ciddi bir yenilenme/tadilât geçirdi. Belediye , konakta , şunu,bunu yapacak derken , 2016’nın Ekim ayında, ailemize ait,  ZORBAZ VAKFININ ,bu değerli mülkü , belediyeden ,takasla geri aldığını öğrendim.Gerçekten çok sevindim,açıkcası.

Burada altını çizmek istediğim insanlık durumu, eskiye olan vurdum duymaz tavrımızdır.Kaliteli(*) bir ekonomik  yapının , ülkemizde ve dolayısıyla şehrimizde görülmeyişi,  beraberinde şehir kültürünün, aidiyet duygusunun körelmesine , baştan sağmacılığa yol açabiliyor.

(*) Bugünlerde bu durumu, “” sürdürülebilir ekonomik “ yapı olarak isimlendiriyoruz. Ben bu isimlendirmeyi, son derece olumlu ve estetik buluyorum kendi payıma.

( 08.11.2016…)

Filozofi ile ilgilenenlerimiz , ünlü alman filozofu Hegel’i hatırlarlar.İnsanın yaşadığı tarih/zaman dilimi içinde, bir ruhtan söz eder Hegel.

ZEITGEIST…

Ruh ve zaman ...

Yani kişinin, yaşadığı ZAMAN KESİTİNİN farkına varması şeklinde ,tariflendirilebilecek bir anlam , yaşama lezzeti tespiti.

Dünya hızla değişiyor gibi geliyor bize.

Aslında değişen yalnızca üretim araçlarının kalite karmaşıklığı , çeşitliliği , üretimin miktar olarak çok yüksek irtifalara çıkması.Başkaca da değişen bir şey yok gerçekte.

Siz, siz olun, DEĞİŞİM de DEĞİŞİM diyenlerin salvolarına inanmayın.İnsan, ne yazık ki, halen aynı insandır.

Bir örnek verelim…

60lı yıllarda, şehir merkezimizdeki ÜSTÜNDAĞ bakkaliyesiden alış veriş yapanlar, hiç kaçarı yok, hatırlayacaklardır.

 Tezgâhta gördüğümüz SELAH ve FAHRİ ÜSTÜNDAĞ kardeşlerin temizliği, ciddiyeti, dükkânın anlatılmaz estetik görünüşü, açık ürün kutularının / yani TELEKLERİN /  yukardan aşağıya doğru, tane tane dizilişini hatırlayın lütfen.

Var mı , rahmetliler gibi iki tane dükkân sahibi; lütfen   gösterin bana.

Nedir bence ÜSTÜNDAĞ kardeşleri, farkı kılan?

En başta elbiseleri yani  “”BAKKAL” önlükleri…Böyle mi temiz , intizamlı giyinir iki “adam”…Bu “adamların” giyitleri, hiç mi kirlenmez yarabbî…

Bu görünüşün özü, iş ve özlerine duydukları saygıydı.

Bu saygı , insan içindi.

Yani insan , değerlidir, insan varolduğu için biz buradayız,o insan olmazsa biz yokuz anlamlarını,rahatlıkla çıkartabileceğimiz tavır ve tutumdu . Bunu esas aldığımızda, BUGÜN , bu sıra dışı yaşam kesitinden, saygısından , adanmışlıktan  , insanımızın ,üzülerek geriye gittiğini tespit ve  ifade etmek zorundayız.

Biz, gene bu güzelliğin oluştuğu yıllar olan 50lerin sonu, 60ların başına dönelim.

Haydi bakalım…

Belediyeye hibe edildikten sonra, sıkı bir tadilât görüp, bugünlerde yuvaya dönen BESİME HANIM ( baba annem ) konağının girişi, o zamanki çocuk hafsalamızla ,bize ALİ SAMİ YEN stadı gibi görünürdü.

Futbola her ne kadar GAMSIZ’ın(*) tarlasında başladı isek de, ciddi top kontrolû çalışmalarımızı, BESİME HANIM KONAĞI girişindeki , beton zeminli ,dikdörgen sahada geliştirdiğimizi söylemeliyiz.

(*) Futbola başladığımız “ o yer” , ANIT mahallesinde , şimdiki  PAÇKA pastanesidir, yeni MALİYE binamızın güney karşısı.

Hayatlarını, evrenin bedavadan verdiği AKLÎ hassasiyetlere uygun sürdürmeyen toplumların , kentlerin , bir vakit geldiğinde , bir kenarda oturup, “ o güzel “ günleri için , içlerini çeke çeke zırladıklarını tarih bize gösteriyor  göstermesine de , bu gösterimden gerekli dersleri çıkarmanın da başka bir AKLÎ YETENEK olduğunu unutuyoruz çoğunluk.

Burada içimize esenlik katabilen yegâne ruhî serinlik, duyularımızın sükûnetini hiç olmazsa muhafaza edebildiğimiz durum , Mersin’e bakınca görülen ESKİ ZAMAN vahşetinin, kıyımının ,  hiç olmazsa memleketimizde tek tük icra edildiğidir.

Şöyle kuş bakışı geçelim(mi)  üzerinden…

Ali EYÜPOĞLU’nun yıktığı, şehrin merkezindeki itfaiye tepesi. Diğer bir deyişle DEPE KAHVESİ…

Küçük minare camisinin yanına, Veyis Erdem zamanında yapılıp, şehrin merkezinin nefes almasını daraltan BELEDİYE binası.

Her şeye rağmen bugünkü YARENLİK alanı.

Veee , beş yıldızlı körolasıca icraat  da ,TOROS yani şehrin batı merkezi, tren hattı üzerinden geçen , iğrenç ÜST GEÇİT…

Eski zaman yaşamlarımızın , açıkcası , imrendiğimiz batı uygarlığındaki süreklilik özelliğini taşımaması  anlayışından  hareket edersek yani onlar gibi EKONOMİK bir uygarlığın , DÜNYASAL olarak kurulmasına önem ( ehemmiyet ) vermeyip  , hiçbir zaman bilemeyeceğimiz bir   öte dünya hazırlığına öncelik verilmesinden dolayı, varolan ekonomik yaşam hücreleri, ardı adına gelen kuşaklarca , kadir kıymeti bilinmeyerek , kapitalizmin , bizim aklımızca vahşeti duyumsatan uygulaması sonucunda, yok olup gidince, arkadan bakakalan aileler de , un ufak olup gidebilmektedir.Bu yokoluşu, elbette böyle dar bir çerçeveden ziyade , daha geniş bir ufuk taramasıyla tasvir etmemiz zorunludur.

Nedir ki, ilk ağızda aklımıza gelen ÖLÜM nedeni bu anlamda olagelmektedir ailelerimizin , büyük evlerimizin , şehirlerimizin.

Dolayısıyla Besime Nenemin babası , Gafur Efendi tarafından yaptırılan o şirin konak, zamanın acımasızlığına , ancak , babamın , istikrarlı bir ekonomik yaşamı olması halinde direnebilirdi.

O da olmayınca, un ufak olmaya mecburdu.

 

Başlık: Görmekte olduğunuz ev, halen aynı haliyle muhafaza edilmektedir. Bu evde, tastamam 22 yılımızı geçirdik. Çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yukarıya doğru , bu evde geçtik.

Bu evi yaptıran ,rahmetli avukat MAHMUT ERDEM amcamızı ve sıcak kanlı eşi ESAMET HANIM teyzemizi, rahmet ve sevgiyle anıyorum...

Anıt mahallesi, 278 sokak, 21 numara.

Ya da tren hattından mahalleye girin, 3. sokak başı.

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
ZORUNDAYIM
YAZMAYA

Tarih : 30.06.2019
Devamı...
 
 
ÖZÜR DİLEMEK
GECİKME

Tarih : 30.06.2019
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
KÜÇÜK İSKENDER
BÜYÜK ŞİİR

Tarih : 8.07.2019 1
Devamı...
 
 
MERAKLISINA
DAMARDAN

Tarih : 26.02.2019
Devamı...
 
 
 
 www.huseyinsungur.com
 

 GİYOTİN HAVUZU
 

YAZMAK ANLAMAK
ANLAMAK GERÇEKTİR

Tarih : 30.06.2019 |
Devamı...

 

TARİH
YALAN SÖYLEMEZ

Tarih : 5.03.2019 0|
Devamı...

 

ANLAMAK
VE BİLGİ

Tarih : 28.02.2019 |
Devamı...

 

ÖĞREN
MEEEEE

Tarih : 25.02.2019 |
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2018 Tüm hakları saklıdır..! zinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA